Yaklaşım

Dünya nüfusu her geçen gün artmakta ve bu artış kentlerde meydana gelmektedir. 2050 yılına gelindiğinde kentsel alanların insanların 3/4'üne ev sahipliği yapacağı öngörülmektedir. Mevcut kentlerin bu nüfus yükünü taşıyamayacağı ve dolayısıyla bu şehirlerin yeni alanlarda, henüz kentleşmemiş yerlerde ortaya çıkacağı beklenmektedir.

Bu kapsamda dünya nüfusunun önemli bir bölümünü barındıracak yarının şehirlerinin olası tehlikelere karşı dayanıklı olması büyük önem taşımaktadır. Gelecekte ortaya çıkacak risklerin anlaşılması doğal çevrenin ve tehlikelerin, kentsel dokunun, sosyal ortamın nasıl evrileceğinin öngörülebilmesiyle mümkündür.

Yarının Şehirleri projesi, bu bağlamda gelecekte ortaya çıkacak kentlerin başta yoksullar olmak üzere tüm dezavantajlı toplum gruplarının öncelik ve ihtiyaçlarını da içerecek şekilde, çoklu tehlikelerin dikkate alındığı bir kent planlama pratiğinin temellerinin atılmasını hedeflemektedir.